Araştırma-Trend-Tasarımın kesişimi: Nurhan Keeler

Felsefe eğitiminin yanında Eski Yunanca dersleri aldıktan sonra iki disiplini de beşiğinde algılamak için iki sene Atina’da yaşayan Nurhan Keeler; araştırmayı, trendleri ve tasarımı buluşturuyor.

Farklı bir ülkede yaşamayı, kendi ülkesini ve dilini yeniden öğrenmek için bir fırsat olarak gören Keeler, bir süre profesyonel turist rehberliği yapmıştır. Rehberlik deneyimi, farklı kültürler üzerine derinleşebileceği araştırma sektörünü seçmesinde etkili olmuştur. Ardından Zet Nielsen’de 5, Coca-Cola’da 3 sene stratejik planlama, trendler ve araştırma bölümündeçalışmıştır. GfK Panel’de 2 sene genel müdürlük yaptıktan sonra, 2001’de Trend Group Pazar Araştırma şirketi ile İdefabrik  trend şirketini kurmuştur.

Bilgi Üniversitesi ve Koç Üniversitesi’nde misafir öğretim üyeliği yapan Nurhan Keeler; felsefe, semioloji, araştırma, istatistik, Erickson koçluğu ve transactional analizi kullanarak araştırmalar ve trend analizleri yapıyor. Ayrıca, 2009’dan beri 94.9 Açık Radyo’da Evrenin Suyuna Giden Tasarım programını hazırlayıp sunuyor.

Araştırma, trend ve tasarımı geçmişinde deneyimlediği farklı disiplinlerden yararlanarak nasıl harmanladığını öğrenmek isterseniz, röportajımıza göz atabilirsiniz…

‘‘Trend’’ neye denir?

Trend, moda tabirinden başka, bir şeyin seyrine bakarak, geleceği öngörmektir. Trendler saptanırken, eğer sektörleri ilgilendiren büyümeler ile ilgili bir tahminde bulunuyorsak, yani gelecek ile ilgileniyorsak, hep geçmişe ve bugüne bakarız. Bir takım göstergeler, gelecek için yorum yapmanıza destekçidir.

Hangi konuların trendleri olur?

Araştırmacı olarak bizlere genelde sektörel ölçekte sorular soruluyor. Yani, ‘‘ben nereye yatırım yapayım?’’ deniyor. Araştırmalarımız için ülkenin gidişatı, politik ve ekonomik durumlar, değerler, şehir hayatı ve günlük kullanılan objeler önem taşıyor.

Eğer ki bir fikir veya ürün tasarlanacak ise, o zaman daha çok moda, tüketici davranışları ve yaşam tarzlarına odaklanıyoruz. Bunun için de günlük hayatın izlerini gözlemliyoruz. Burada trend dediğimiz şey daha günlük şeyler ile ilgili oluyor ve buradan referansla gelecek yaşamı resmetmeyeçalışıyoruz. Bir de daha güncel olan trendden bahsetmek mümkün. Sık görmeye başladığımız, popüler olmasa da yakın zamanda ilgi odağı olacağı tahmin edilenler bunlar.

Siz hangi konulara yoğunlaşıyorsunuz?

Sektörel olarak gece hayatı, kozmetik ve değerlerçalışması sürekliliği olan çalışma konularımız. Bu konular üzerine sık sık araştırmalar yapıyoruz, Türkiye’de ve dünyadaki değerleri takip ediyoruz. Bunun dışında, müşterilerimizin talepleri doğrultusunda araştırma yaptığımız konular da var.

Trend Group başka neler yapıyor?

Kendi ürettiğimiz ve müşterilerin talepleri üzerine inşaat sektörü, inşaat makinaları, yapı malzemeleri, yiyecek– içecek, kozmetik, alkollü içecekler, gençlik, kadınlar, çocuklar gibi spesifik alanların yanında şehir hayatı ve ev hayatı gibi alanlara bakarak, fuarlara ve seminerlere katılarak, araştırmalar yapıyoruz ve trendleri belirliyoruz. Bu araştırmaların tümü geleceği öngörmek için yapılıyor.

Trend Group bir araştırma şirketi ve bu özelliği sayesinde şansı yüksek. Farklı sektörlere yönelikçalışmalarımızın olması da müşterilerimize güven veriyor. Bazen, yurtdışından gelen yetkililere Türkiye’deki tüketiciyi veülkenin trendlerini anlatmak için biz konuşması olarak davet ediliyoruz. Diğer taraftan geniş birçeşitlilikte topladığımız bilgileri, kullanılabilir hale dönüştürüyoruz. Bilgiyiürüne veya fikre dönüştürebilmek keyifli olduğu kadar sancılı bir süreç.

İde-fabrik ne yapıyor peki?

Ekibimizde istatistikçiler, sosyal bilimciler (sosyoloji, siyaset bilimi..v.b.), endüstri mühendisi ve endüstriyel tasarımcılar var. Bir konuüzerine yapılan araştırmanın sonucuna ulaşmak oldukça verimli bir süreç ile gerçekleşiyor. İde-fabrik, araştırmayı bir fikre, eskize dönüştürmenin mümkün olduğu yer.

Bir nevi bir fabrika olduğunu söyleyebiliriz…

Firmalarçalıştay düzenlememizi de istiyor, trend sunumu yapmamızı da… Kavramsal bir proje de isteniyor, iletişimin tasarımı da… Evet, bir fabrika denebilir. Belirlenen konuda, araştırmaların yapılıp bilginin toplanması ile istenenin ortayaçıkarılması mümkün!

Tasarıma nasıl bağlıyorsunuz?

‘‘Bu bilgiler güzel, tamam. Şimdi napacağız bu bilgiyle?’’ diye soruyor insanlar. Bilgiyi kullanmak zor bir şeydir. Sankiöğrenince oldu bitti yapılıyor. Asıl iş, orada başlıyor.Öncelikle bilginin iş planına aktarılarak, firmaya uyarlanması gerekiyor. Bunun dışında,‘‘Siz bizim için trendleri de kullanarak bir ambalaj tasarlayın’’ denebiliyor.‘‘Endüstriyel aşçıların hayatlarında aktif rol alacakürünlerimiz olsun’’ ya da‘‘Kadınlar ile iletişim kuracağız, bizim için aradaki iletişimi tasarlayın’’ deniyor.

Biz de araştırmalarımızdan edindiğimiz bilgiyi, kavramsalölçekte geliştiriyoruz. Reklam ajansı ya da bir tasarım ofisi değiliz. Bitmişürün değil, konsept sunuyoruz.

Şirketlerin bölümleri ile iletişim kurmakta zorlanıyor musunuz? Pazarlama, Tasarım, Finans bölümleri mesela…

Biz, üst yönetimde kalmayı tercih ediyoruz, aşağıya doğru indikçe ‘‘Yukarıya bir sorayımlar’’da tıkanabiliyor projeler. Bir de firmalar kendi kendilerini bloke edebiliyor. ‘‘Artık farklı bir şey yapmak istiyoruz’’ diyorlar. Bizler de tamamen farklı bir şey öneriyoruz ve ardından projelerin reddedildiğini görüyoruz. Çünkü ‘‘fazla’’ farklı geliyor. Tanıdık olan bir özelliği arıyor firmalar.

Ne istediklerini tam olarak bilmiyorlar aslında…

Yurt içi veya yurt dışındaki kurumsal firmalarınçoğunda bu durum ile karşılaşıyorsunuz.Çaba göstermek, ikna etmek için nefes tüketmek gerekiyor.Çağdaş, trendi takip ediyor gibi görünen içki markalarının pazarlama yöneticileri konvansiyonel ve belirli bir kalıpta işler yapmak içinçabalıyorlar. Firmalar, geleneksel ve tutucu. Reklamlar ile daha yenilikçi görünebiliyorlar ama sistemi bozmak istemediklerini söyleyebilirim.

Sizin işinizi ne kolaylaştırırdı?

Ne istediğini bilen Genel Müdürler olsa iyi olurdu, daha hızlı karar verebiliyorlar, her işin içine girebiliyorlar. Keşke işin başından sonuna kadar onlarla yürütebiliyor olsak. Yeni şeyleri kavrayıp kabullenebiliyor olmaları değerli. Diğerlerinin en az 10 kere duymaya ihtiyaçları var. Bunu kabul ederek yola devam etmek gerekiyor.

Firmaların kalıpları olduğunu söyleyebiliriz…

Bazı firmalardan şöyle briefler alıyoruz,‘‘Biz trendöncüsü olmak istiyoruz’’. Böyle bir niyetle yolaçıkıpçok kar getiren projelere sahip olmak mümkün. Ancak en başında yapılması gereken‘‘gerçek’’ hesaplar var. Soruyoruz,‘‘Öncü olmanız için yeni bir malzeme,üretim yöntemi…vs. araştırması yaptınız mı? Bu iş için gerçeklere bakarak bir fizibiliteçıkardınız mı?’’ Bazı şeyler ezberde kalıyor.

Tasarımcı, finansçı bir araya gelip orta noktada buluşabilirse, sağlanacak fayda büyük.Öneride bulunabilecek koordineli ve ekip halindeçalışılması gerekiyor. Formal işler, kağıt işlerinde takılıp kalmanın dışında biraz daha gezmeleri gerekiyor. Geleceği yakalamak için biraz cesaret…

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*