Ben bir kadınım, Sesimi duy

Ben-bir-kadinim-Sesimi-duy-3

Kadınlar, tarih boyunca yaşadıkları dönemin, ekonomik, sosyolojik koşullarından etkilenerek çeşitli ekonomik faaliyetlere katılırlar. 1851 yılında İngiltere’de başlayan sanayi devrimi de kadının, ekonomik faaliyetler konusunda ‘ücretli’ işçi statüsünü edinmesini sağlar. Sanayi devrimi ile başlayan bu yoğun işgücü dönemi, önce dokuma sonra savaş dönemi ile beraber savunma sanayi, madencilik gibi alanlara yayılır.

Makineleşme ve teknik gelişmelerin ardından uzmanlaşmaların başlaması kadının farklı sektörlerde yer almasını sağlar. Kadının ev içerisindeki konumu ve asıl görevinin çalışmak olmadığı algısı, kadının iş hayatındaki konumlandırılmasını da etkiler.

Ben-bir-kadinim-Sesimi-duy-7

1950’li yıllardan günümüzeçalışma yaşamında kadın sayısı, her geçen gün farkedilir şekilde artarken; moda, sinema, müzik gibi farklı alanlarda kadın ilham kaynağı olur ve güzelliğin simgesi haline gelir. 50’li yıllarda yayınlanan kadın odaklı filmler, kadının özgürlüğünü destekleyecek nitelikte olur. Kadın olmak, gurur duyulacak bir özellik olarak kabul edilir.

Kadın için 50’li yıllar hızlı bir değişim dönemidir ve güzellik ürünlerini, makyaj malzemelerini tanımaya başlar. Ardından‘Çalışan Kadın’ diye bir kavram ortayaçıkar. 1960’lı yıllar ile beraber‘çalışan kadınlar’ giydikleri kıyafetlerde de bir devrim yaşar; etek boyları kısalır ve beli incecik gösteren korselerin yerini daha rahat kıyafetler alır. Kadınlar kendi benliklerini ifade edecek kıyafetleri giymeyi tercih etmeye başlarlar.

Ben-bir-kadinim-Sesimi-duy-11

Bu yılların Beatles’dan gelenözgürlük şarkıları da değişimi ifade eder. Doğa, sosyal eşitlik, feminizm gibi kavramların etkisi ile kadının toplumdaki konumu dönüm noktalarından birini yaşar. 1970’li yılların kadını ve gücünü ifade eden bir şarkı da Helen Reddy’den gelir.

1980’lerde kadınların iş hayatında hızla yükselişe geçtiği, maddiyatınön plana geldiği bir dönemdir. 1990’lar; görünümün, alışkanlıkların, dışardan nasıl görünüldüğü ile alakadar olunan bir dönemdir. Aile hayatı da oldukça önem taşır.

2000’li yıllarda, tüketim kültürü daha da benimsenir, sınıflaşma daha belirginleşir ve sınıflar arasındaki uçurum artar. Bir diğer taraftan da kadın, geçtiğimiz yıllara göre kendisini daha iyi tanır. İş, aile ve sosyal yaşamda kendinden emin yol alan bir nesil yetişirken, aynı ülkenin farklı şehirlerinde‘kadın’ olgusu değişken ve bazılarında oldukça acımasız bir koşulda…

Ben-bir-kadinim-Sesimi-duy-1

1900’lerin başlarında New York’ta gerçekleşen bir grevde 129 kadın işçinin hayatını kaybetmesi üzerine yürüyüş yapan kadın işçiler, Ekmek istiyoruz, gül de!  diyorlardı. Kendilerinin veçocuklarının daha güzel bir dünyada yaşamasını amaçlıyorlardı. Emeklerinin karşılığını alırken, dans da etmek,  şarkı da söylemek, güneşi görmek ve diğer güzellikleri özgürce yaşabilmek istiyorlardı. Sömürülmenin olmadığı, üretilen her şeyin herkese yeteceğine inanan bir dünyada yaşamak istiyorlardı. 1900’lerdeki yürüyüş, 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasına bir araç olurken; bugün, bizlere‘kadın’ için birazözen gösterilmesinin gerektiğinin mesajını veriyor.

Bana göre bugün, sadece kendi çevremize değil; gözümüzün görmediği elimizin uzanamadığı köşelere birlikte el uzatıp bir kadının hayatını pozitif yönde değiştirmek demek oluyor…

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*