Deri Aşkı: Hollandalı Tasarımcı Jacob de Baan ile Uniqka Markası İçin Tasarladığı Aydınlatmalar Üzerine Bir Röportaj Yaptık

Kerem Ariş ve Merve Parnas’ın deriye karşı bir merakları var özel el yapımı ürünler tasarlamaya hevesliler. Ariş ve Parnas’ın İstanbul merkezli markası Uniqka ve Hollandalı tasarımcı Jacob de Baan işbirliği ile yarattıkları ZERO Koleksiyonu Milano Tasarım Haftası 2017’deki Design Language’de görücüye çıktı. Ürün tasarımı ve görsel iletişim üzerine 25 yıldan fazla deneyimi ile Hollandalı tasarımcı Jacob de Baan ile tanışma fırsatı bulduk.

Gizem Büyüktürkoğlu:Uniqka ve Jacob de Baan nasıl işbirliği yaptı?

Jacob de Baan: Galeriler, tasarımcılar, öğretmenler ve öğrencilerle işbirliği içinde olduğum İstanbul’da 2013 yılında yaşadım. Aynı zamanda Kerem Aris ve Merve Parnas ile de tanıştım. Onlar deriye tutkuyla bağlıydılar ve el yapımı özel ürünler tasarlayıp yaratma arzusundaydılar. Markalarının adı Uniqka. Benden markaları için bir dizi obje tasarlamamı rica ettiler. İstanbul’a bir saat uzaklıktaki muhteşem deri atölyelerini gördüm ve çok sevdim.

zero-collection-4

Süreç son derece yapılandırılmış şekilde işledi. İlk once ben deri ve marka hakkında pek çok soru sordum. Bunun ardından onlardan aldığım yanıtlara dayalı bir ilham tahtası hazırladım. Sonuç olarak ise renkler, materyaller, ışıklar ve şekillerden oluşan dört kategori oluşturdum. Renklerden siyah, materyallerden pirinç, şekillerden ilmek ve ışıklardan güneş ve dairesel şekiller önemliydi. Bundan sonar tasarım aşamasına geçtim. Merve ve Kerem beni Amsterdam’da ziyaret ettiler ve ben de onlara eskizlerimi sundum. Lambaların konseptini çok sevdiler ve bunun üzerine İstanbul’da Skype üzerinden tartışarak prototipleri yapmaya başladılar. 6 hafta once İstanbul’a bir saat uzaklıktaki atölyelerine giderek birlikte çalıştık. Son çizimleri de tamamladım ve birlikte lazer kesim şirketine gittik. Son tartışmaları da Skype üzerinden tartışarak ilerledik. Onlara basın metinlerini yapmada yardımcı oldum ve onlara bir ikili Süreç son derece yapılandırılmış şekilde işledi. İlk once ben deri ve marka hakkında pek çok soru sordum. Bunun ardından onlardan aldığım yanıtlara dayalı bir ilham tahtası hazırladım. Sonuç olarak ise renkler, materyaller, ışıklar ve şekillerden oluşan dört kategori oluşturdum. Renklerden siyah, materyallerden pirinç, şekillerden ilmek ve ışıklardan güneş ve dairesel şekiller önemliydi. Bundan sonar tasarım aşamasına geçtim. Merve ve Kerem beni Amsterdam’da ziyaret ettiler ve ben de onlara eskizlerimi sundum. Lambaların konseptini çok sevdiler ve bunun üzerine İstanbul’da Skype üzerinden tartışarak prototipleri yapmaya başladılar. 6 hafta once İstanbul’a bir saat uzaklıktaki atölyelerine giderek birlikte çalıştık. Son çizimleri de tamamladım ve birlikte lazer kesim şirketine gittik. Son tartışmaları da Skype üzerinden tartışarak ilerledik. Onlara basın metinlerini yapmada yardımcı oldum ve onlara iyi resimler çekmeleri konusunda tavsiyelerde bulundum. Onlara delikli bir kartpostal hazırlamaları yönünde öneride bulundum ve Kerem de bunu yaptı. Muhteşem bir ekip çalışması olduğunu söylemek istiyorum.

Gizem Büyüktürkoğlu:Tasarım felsefenizi nasıl açıklarsınız?

Jacob de Baan: Benim aydınlatmalarla ilgili tasarım felsefem insane gözünü ve ışığın yaptıklarını anlamak üzerine kurulu. Lamba bir nesne değil bir öznedir. Güneş, Ay, yıldızlar doğal ışık kaynaklarıdır ve insane gözü, insane bedeni bu ışığa yanıt vermeye koşullanmıştır. Mavi gökyüzü hadi işe gidelim anlamına gelir. Karanlık gökyüzü ve zayıf gün ışığı ise rahatla ve yatağa git mesajı verir.Bu nedenle lambalar güneş ve ay gibi küre şeklindedir, veya küçük lambalar da yıldızlar gibi şekillere sahiptir.

Gizem Büyüktürkoğlu:Evet, sizin aydınlatma tasarlamaktan hoşlandığınızı biliyoruz. Saphire lamp, IJ lamp gibi aydınlatma gereçleri tasarladığınız pek çok marka var. Bunlar son derece endüstriyel bir görünüme sahip. Zanaat markası Uniqka ve Philips veya Osram ile çalışmak arasında ne farklar var?

Jacob de Baan: Evet, ben herkesin ulaşabileceği lambalar yapmaya çalışıyorum ve bu nedenle de kitle piyasalarına bakıyorum. Ancak aynı zamanda el yapımı ürünlerden ve zanaattan da hoşlanıyorum. Bir atölyede olmak öyle güzel bir duygu ki! Ayrıca kil ile de çalışıyorum.

Gizem Büyüktürkoğlu: Peki koleksiyonun adı neden “Zero Collection” ?

zero-collection-1

Jacob de Baan: Çünkü bu benim ilk deri ile çalışma deneyimim. Metal, ahşap, plastik, seramik hatta hindistan cevizi kerestesi ile bile çalışarak pek çok lamba tasarladım ancak deri hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyordum, sıfır bilgi. Bu nedenle koleksiyona sıfır adını verdik. Bunda ayrıca şekillerin de sıfıra benzemesinin payı var. Uniqka beni İstanbul’daki atölyelerine götürdü ve ev için objeler, lambalar tasarlanan bir yeri gördüm. Bu inanılmazdı, kendimi bir oyun alanında gibi heyecanlı hissettim.

Gizem Büyüktürkoğlu:Deri ile çalışmayı sevdiniz mi?

zero-collection-3Jacob de Baan: Evet, hem de çok sevdim. Merve ve Kerem’in zanaatkarlıklarından ve el yapımı ürünlerdeki ustalıklarından çok etkilendim. Materyallerin parıltılı bir etkisi vardı, bu da ışığı nispeten yansıtıyordu. Tıpkı gökyüzündeki bulutlar gibi…

Gizem Büyüktürkoğlu:Web sitenizde bütün projelerinizde ekolojiye ve sürdürülebilirliğe önem verdiğinizden bahsediliyor. Tasarım, pek çok bileşenden oluşan uzun soluklu bir yolculuk ve bir nevi problem çözme süreci. Merak ediyorum, Zero Collection’da sürdürülebilirlik faktörü yer alıyor mu?

Jacob de Baan: Elbette! Kerem ve Merve ile sürdürülebilirlik üzerine uzun uzun etkileşimde bulunduk, çünkü size de dediğiniz gibi bu benim için son derece önemli bir konu. Zero Collection dairesel bir tasarım ifadesi. Kullanılan deri et tüketiminin ikincil ürünü. herhangi bir zehirli veya kimyasal işleme maruz kalmamış bir uygulamadan söz ediyoruz. Doğal içeriklerle renklendirilmekte. Zero Collection el yapımı ve kullanım ömrü de oldukça uzun. İplikler de doğal, pirinç ise tekrar tekrar kullanılabilmekte. Bunu ayırmak çok kolay.

zero-collection-2

Gizem Büyüktürkoğlu:Son olarak, Uniqka markası için daha fazla tasarım yapacak mısınız?

Jacob de Baan: Evet bunu düşünüyorum, yalnız bundan bahsetmemeliyim. Bırakalım sürpriz olsun.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*