Emel Karakozak Fotoğraf Sergisi; “BİR/İM/İZ”

Kadın BedeniÜzerinden Yeni Bir Yolculuk

Geçenlerde oyuncakçıda kızım Kumsal’a bir şeyler bakarkençok sevdiğimçiçek dürbünlerine rastladım. Hemen aldım elime, masal dünyasına daldım. Kırılmalar yansımalar bende hep farklı duygular uyandırmıştır.

Emel Karakozak’ın son fotoğraflarını ilk gördüğümde de aynı hisse kapıldım. Sanki birçiçek dürbününün içindeki kırılmaları, yansımaları, birleşip kopmaları anlatıyor. Ve bu anlatımı geleneksel nü fotoğrafı ile yapıyor. Geleneksel formlardaçekilmiş nü fotoğrafları bir embriyo gibiçoğalarak büyüyor.Çoğalırken parçalanan bedenler yepyeni bir estetik duruş kazanıpçıplaklık yok oluyor. Bedenler nesne halinde algılanıyor.

Fotoğraflarından etkilendiğim sanatçı ile röportaj yapmak istedim. Bir aydır Irak’ta savaş ortamında olan Emel Karakozak ileçekmeyen telefonla, bağlanamayan internetle zor şartları alt ederek kısa bir röportaj gerçekleştirebildim.

Farklı bir kulvardaçalışırken, fotoğrafa geçişiniz nasıl oldu?

E.K.Fotoğraf küçüklüğümden beri tutkumdu diyerek başlamayacağım söze.Öyle olmasını isterdim ama değildi. Fotoğrafla tanışmamüniversite dönemlerime rastlar ki bu dönem zatenüretkenlik olarak kendimi zinde hissettiğim bir dönemdi. Resim yapıyordum, şiirler yazıyordum. Kitapçıkarmak gibi bir hayalim vardı, ama sonra fotoğrafı buldum. Aldığım haz resim yapmaktan ya da uğraştığım diğer şeylerdençok daha fazlaydı ki bırakmadım, bırakamadım. Mühendis olarak da benim işim zatenüretmek ve geliştirmek. Fotoğrafçekmek için mesleğini ya da mesleği için fotoğrafı bırakanlardan olmaktansa ikisini de birbiri için kullanmayı tercih ettim. Kısacası farklı kulvarları birleştirmek için ortak bir kulvar yarattım…

Son projeniz ‘BİR/İM/İZ’ nasıl doğdu ve nasıl gelişti, bahseder misiniz?

E.K. Felsefeler yaratmış, cevabı bulunamayan ve bulunamayacak bir soru var hep”var olmak”. Binlerce farklı görüş var bunun hakkında: maymundan gelmek, Adem’den gelmek, enerjiden oluşmak… Ve daha onlarcası… İşte buradan başlar bu fikrin doğuşu ve var olmaktan kadın olmaya döner. Hem var olabilmek hem de kadın olarak var olabilmek. Bununla da kalmaz tümçıplaklığıyla kadın olarak fotoğrafta var olabilme düşüncesine ulaşır. Bir kadın olarak varlık nedir diye düşünürken birden kendinizi feminizmin topraklarında bulmanızçok normal. Hele ki zaten ‘kadın’ sizin ilginizi cezbeden bir dehliz ise. Dehliz diyorumçünkü var olmak, kadın olmak veçıplak olmak bunlar birleşince bir dehliz yaratıyor beynimde… Ve ortaya BİRİMİZçıkıyor.

Hürriyet Gazetesinin düzenlediği ‘Aile İçi Şiddete Son’ kampanyasının fotoğraf yarışmasında 1. oldunuz. Bu yönde toplumsal konulardaçalışmalarınız devam edecek mi?

E.K. Toplumsal konulardaçalışmaktan her zaman büyük keyif aldım ve bundan sonra da bu zevkten mahrum kalmayacağım. Bir şeyler anlatmak mesajlar verebilmekçok kıymetli ancak bunları algılayan yorumlayabilen bireyler toplumsal projeleri yapmaya değer kılıyor. Bundan umudum olduğu sürece yer almaya devam edeceğim.

Fotoğrafta anlatım diliniz nedir?

E.K.“Fotoğrafın dili” bu tamlamayıçok seviyorum. Gerçekten fotoğraf bir dil. Belki harfleri yok ama bir kurgusu bir sahnesi var. Bir yazıda sayfalara sığdıramadığınız şeyleri bir karede anlatabilmek büyük bir nimet. Ve bu nimetten faydalanırken kullandığım diliçoğunlukla konularım belirliyor. Birimiz de konu kadın olunca daha soyut ve kapalı bir anlatım tarzı ortayaçıktı. Toplumsal bir içerik olsaydı daha açık ve somut bir yöntem benimseyebilirdim.

11 Mayıs’ta Artgalerim Nişantaşı Sanat Galerisi’nde açılacak olan serginin küratörlüğünü ise Merih Akoğul yapmış. Akoğul’BİR/İM/İZ’ serisi için insanınçoğalarak yalnızlaştığını, soyunarakörtündüğünü ve susarak nasılçığlık attığını işaret ediyor. Beyazın sonsuzluğuna güvenle bırakıyor,ödünç aldığı bedenlerini.Yaşam veölümün aynı anda anlatıldığıçift kutuplu fotoğraflarıyla post-minimalist bir söylemin yer yer geleneksel formlarla aşık atan melez bir dışavurumunu sunduğunu söylüyor. Varoluşumuzu yeniden düşünmek ister misiniz? İşte size bulunmaz fırsat. Gelin Emel Karakozak’ın fotoğrafları ile nerede eksilip neredeçoğaldığımızı, nerede ayrılıp nerede buluştuğumuzu, nerede kaybolup nerede bulunduğumuzu yeniden sorgulayalım.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*