Enstalasyonun Karanlık Yüzü: Mark Jenkins

terslik var gib..

çocu…..

yarım kalm……

Mark Jenkins. Amerikalı. Onun enstalasyonları ya da eserleri -adını ne koyarsanız koyun; hiçbiri, hatta hiç biri zihninizde o hali ile kalmıyor aslında. O size ne anlatmak istiyor, aslında kendisi de pek bilmiyor. Çünkü o sadece oynuyor. Oyun alanı ise şehirler, ormanlar ve sahiller. Onun için sergi salonları; evlerin o pek kullanılmayan küçük tuvaletleri misali: Hep temiz ama unutulmuş. Hayat ise dışarıda…

E onun derdi de zaten hayatla!

Oyuncak bebekleri seviyor. Kendi bulduğu ve son derece basit bir teknikle oluşturuyor onları. Sırrı burada. Oyuncak bebekler onun için bir sembol. Kırılganlık ya da hassasiyet, artık ne derseniz… Göreni acıttığı ise kesin. Sadece bebekler de değil, yetişkin insan figürleri de kullanıyor. Ama en son denemesinde göğsündeki selobantları sökme işlem biraz acılı olmuş, artık manken kullanıyor.

Mark Jenkins gerçek bir sokak sanatçısı. Sergisi ise her an her yerde karşınızaçıkabiliyor. En olmadı, bu Dünya’nın her yerinden, her an onu size hatılatabilecek hayranları da var. Dörtbir yanda, binbir anda. Hatta ülkemizde gelini ile meşhur Scotch’un sponsorluğunda bir yarışma bile düzenlemiş. O da burada.

Arada sırada eserleri tahrip edilmiyor değil. Hatta çalınanları dahi var. Özellikle de bebekler. Ama o, bunun normal olduğunu söylüyor. Çünkü bu durum aslında o eserlerin fark edildiğinin de bir göstergesi. Bu, onun yaptığı sayısız sosyal deneyin sonuçlarından yalnızca birisi. Sonuçta ona göre”kaybolan ya da zarar gören her sanat eseri, onun hayat döngüsünün bir parçası.

Eserlerinin bir kısmı aşağıda, tamamı ise burada!

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*