Kuşların Hatrına ‘FOR BIRDS’ SAKE

Cemre Yeşil ve Maria Sturm kuşlar ve kuşçular arasındaki ‘örtülü’ ilişkiyle ilgilenen Kuşların Hatrına isimli sergi projeleri ile 16 Ocak – 13 Şubat tarihleri arasında Daire Galeri’de izleyici ile buluşuyor.

Yurtdışı lansmanı Paris Photo 2015’te yapılan ve La Fabrica yayınevinden çıkan Kuşların Hatrına // For Birds’ Sake kitabının Türkiye lansmanı da açılış gününde yapılacaktır.

İstanbul yüzyıllardır kuşçuluk için önemli bir şehir olmuştur. Şehrin coğrafi konumunun göç yolu üzerinde olması, İstanbul’da kuşlar ve kuşçulara ait geniş bir kültürün gelişmesini sağlamıştır. Kuş yetiştiriciliği ve kuşçuluğa dair farklı birçok sosyal platform vardır. Kökeni Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşayan Rumlara dayanan bu kültür, zamanla Türklere geçmiştir. Henüz küçücük bir çocukken kendilerini bazen bir babanın, bazen bir dedenin, bazen de bir amcanın peşinde İstanbul tepelerinde kuş tutarken bulan kuşçular, o zamanlardan beri bu kuşlara tutsaktırlar. Bugün bu kültür tehlikede; Türkiye’nin Avrupa Birliği kriterlerine uyum sürecindeki yeni yasalaşmalar, ötücü kuşlar etrafındaki kültürü; özellikle sakacılık ve floryacılık kültürünü tehdit etmektedir. T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan bir yetkilinin bir kuşçuyu kuş tutarken yakalaması halinde, kuş başına 500 TL’lik bir ceza yaptırımı vardır. Öte yandan İstanbul’da hüküm süren kentsel dönüşüm projeleri dahilinde yapımı bitmek bilmeyen rezidanslar, ofis binaları ve alış-veriş merkezleri İstanbul’u daha da büyütmekle kalmayıp, Gezi Parkı örneğinde olduğu gibi politik direnişlere ve bir takım doğal sapmalara sebebiyet vermektedir. Halen devam etmekte olan 3. Boğaz Köprüsü ve 3. havalimanı inşaatı verdiği hasardan dolayı kuşların göç yolunu değiştirmektedir. Bu seri, Istanbul’un kuşçuları hakkındadır ve sevmenin, sahip olmanın ve keyif almanın çelişkileriyle dolu olan, kuşçularla kuşları arasındaki ‘örtülü’ ilişkiyle ilgilenmektedir.

Kuş suretleriyle dolu bir görüntüler dünyası.
Kuşları görmeyen ama dinleyen meraklı bir bakış.
Fotoğrafçılar ve kuşçular arasındaki müşterek delilik;
Bizim kafeslerin içine sığdırılmış bu tutkuyu anlama çabamıza karşılık
onların bu ‘sıradan’ kafeslerin fotoğraflarını çekmemizi anlama çabası.
Dişilik ve erkeklik arasında bir yerde,
kocaman erkek ellerinin anaç dokunuşları.
En güzel şarkıyı dişisini çağırmak için söyleyen erkek kuşlar arasında,
birbirleriyle ‘öttürme’ yarışına giren kuşçular.
Ve bu uğurda sekteye uğrayan karı koca ilişkileri.
Bir aşkın ispatı olarak yapılan kadın ismi dövmeleri.
Bir kaçış,
bir ömürlük yolculuk.
sürekli kollayan, kovalayan bir gölge.
Bir baba, bir aşık, bir şifacı.
Yasadışı bir gelenek.
Bir bağımlılık.
Bir rahatlık.
İyi olmak için bir ihtiyaç.
Kuşların ömrünü uzatmak için çırpınan kuşçuların,
‘koruyucu’ yasalara karşı verdiği bir mücadele.
[Sadece özgürken yakalanmış kuş güzel öter.]
Talepkar bir ilgi.
Narin bir dokunuş.
Gazete ve çay kokan adamlar.
Bir yarışma; birbiriyle yarışan 4 kuş
…ya da 4 kuşçu
ve kuşları dinlerken ‘hata’ arayan 4 kişilik bir jüri.
Kuş daha güzel ötsün diye
içi kapkaranlık dışı bembeyaz bir kutu.
Güzel bir sohbet,
kuşlardan öğrenilmiş bir dil,
…bu dili duymaya ve konuşmaya çalışan iki kadın.

Kuşların Hatrına 16 Ocak – 13 Şubat tarihleri arasında Salı-Cumartesi 11:00 – 19:00 saatleri
arasında Daire Galeri’de izlenebilir.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*