cover

MART AYI SERGİLERİ

Ülkemizde yaşanan üzücü olaylar ve geçtiği zor süreç hayat neşemizi alsa, zaman zaman umudumuzu kırsa da bir taraftan güçlü olup, yılmadan çalışıp, üretip hayata sımsıkı tutunmak gerektiğini düşünüyorum. Yazar yazmalı, çizer çizmeli ve değişen mevsim, bir bahar tomurcuğu hayatın devam ettiğine dair bir umut olmalı. En önemlisi de bu ülkede sanat olmalı doğusunda batısında her kaldırım taşında, her duvarında , havası barut kin nefret değil sanat kokmalı. Ben içtenlikle bunları dilerken, sizleri sokağa çıkmaktan korkar olduğumuz Mart ayında açılmış olan sergilerin bir kaçına yazım ile götürmek istiyorum.

Galeri G-Art’da açılmış olan Yücel Kale’nin heykel sergisi ile başlamak istiyorum. Heykel dedim ama ürettiği eserlerde aynı zamanda resimsel öğeler de taşmakta ve bu özelliği ile de dikkat çekmekte. Ahşap malzeme üzerinden sanatsal üslubunu oluşturan sanatçının bu sergisinde cam, bakır gibi farklı malzemeleri kullanışını, yeniliğe açık keşifci yönünü de gördük. Yücel Kale’nin ‘ÖZGÖRÜ’ sergisinde karşımıza çıkan formlar bizi çocukluğumuza götürür adeta harikalar diyarının anahtarı gibi. Kendine has şiirsel üslubu ile fantastic öğeler ve masallar üzerinden bir anlatım yolu şeçen sanatçı bakmak ile görmek arasındaki büyük farka dikkat çeker. Dikkat çekici diğer unsur ise portrenin önemi, kullandığı her malzemede karşımıza çıkan kuvvetli portrelerde her türlü mimik ve ifade, eserin can alıcı noktası halini alması.

yücel kale

Yücel Kale instagramdan ilgiyle takip ettiğim bir sanatçı. Siz de insan ve hayvan karışımı figürlerini görmek, gündelik yaşamdan masalsı bir diyara yolculuk etmek isterseniz takip etmenizi tavsiye ederim.

Artık biliyorsunuz fotoğraf aşkımı ve her yazımda bir de fotoğraf sergisine yer verdiğimi. Yolum her Nişantaşı’na düştüğünde uğramadan geçmediğim x-ist Galeri’de bu ay, Ahmet Polat’ın “A Bridge Too Far” başlıklı, dördüncü fotoğraf sergisi vardı. Fotoğraf ile yakından ilgilenenler hatırlayacaktır Ahmet Polat daha önce dünyanın en önemli fotoğrafçılık kurumu olan ICP’nin (International Center of Photography – Uluslararası Fotoğraf Merkezi) düzenlediği 22. Infinity Awards’da “Genç Fotoğrafçı” ödülünü kazanan ilk Türk fotoğrafçı olmasıyla adından söz ettirmiş, 2015 yılında Hollanda’da “Yılın Fotoğraf Elçisi” seçilmişti. Türkiye’de ve ağırlıklı olarak Hollanda’da çalışmalarına devam eden Ahmet Polat, uluslararası başarılarına yenilerini ekleyerek kariyerine devam ederken; yeni sergisi ile Türkiye’deki izleyicisiyle buluşmuş oldu. Küratörlüğünü R. Paul McMillen’ın gerçekleştirdiği sergide sanatçı Europalia Sanat Festivali kapsamında BOZAR Brüksel’de sergilenen ‘İmagine İstanbul’ serisinden bir seçki sundu.

ahmet-polat

Çok kültürlü kimliğini, çalışmalarında, hem o kültürün bir parçası, hem de dışarıdan bir göz olarak deneyimleyen Ahmet Polat, yeni sergisi İstanbul’a odaklanarak irdelediği fotoğraflardan oluşur ve İstanbul’un bugününe dair bir kayıt niteliği taşır. Sanatçı, x-ist’te gerçekleştirdiği kişisel sergisinin ardından, 19-24 Mayıs tarihleri arasında da x-ist ile Photo London fuarına katılıyor.

Sıradaki güzergahım Cihangir’de Ark Kültür’de açılan %100 Harun Antakyalı sergisi. Ressam Harun ANTAKYALI’ nın 100 cm x 100 cm ve 100 tuvalden oluşan projesi ilk kez geçtiğimiz ekim ayında m1886 Sanat Projeleri’nde Ankara izleyicisi ile buluşmuştu.

harun-antakyali-2

Küratörlüğünü Döne Otyam’ın, görsel yönetmenliğini Hakan Irmak’ın yaptığı Abitus Sanat Projeleri ve Ark Kültür işbirliğiyle düzenlenen sergi Sanatçının yaklaşık 3 yıllık bir çalışma sürecinin ürünü. Aynı zamanda Antakyalı’nın her döneminden seçilmiş örneklerin de bulunduğu bir tür retrospektif özelliği de taşıyor. Bu sergiden çok etkilendiğimi söylemeliyim.

harun-antakyali-1
2014 yılı sonunda tamamlanan proje, numaralı 100 eserden oluşuyor. Sanatçının her tuvalinin arkasında projenin logosu, numarası ve ıslak imzası bulunuyor. Dünyada ilk defa denenmiş numaralı bir koleksiyon çalışması olan projede eserlerin tek edisyon olması ve sanatçının üretme aşamasında asistan desteği almaması projenin bir başka özelliğini oluşturmuş. Sergide ayrıca tüm eserlerin görselleri sanatseverler ile paylaşılarak projenin tamamının görülebilmesi de sağlandı. Kaçıranların üzüleceği bir sergi o atmosferi görmenizi isterdim.

Yasemin Semercioğlu- Harun Antakyalı-Rana Korgül

Yasemin Semercioğlu- Harun Antakyalı-Rana Korgül

Birazda, şöyle uzaklara doğru açılmak istiyorum. New York’ta C24 Gallery’de Mart ayında açılan ve 23 Nisan 2016 tarihlerine kadar sürecek olan, eserlerinin hastası olduğum İrfan Önürmen’in SARKAÇ / PENDULUM ismini taşıyan sergisi çok güzel. Önürmen’in C24 Gallery’deki ” üçüncü solo sergisinde içinde bulunduğu ruh halinin tezahürünü görürüz. Sanatçı içsel olanla yaşanan realitenin sarsıcılığı arasında gidip gelen bir sarkaç gibi salınır. Sürekli bir ikilem yaşar gibidir. Bu durumla baş edebilmesi için sanat bahçesinde hem oyun kuran hem oyunbozan olmayı yeğlemiştir. Bunun için ciddiyetle sanatsal yapıtlar üretmek ve onun ironisini yapmak arasındaki sınırda dolaşmayı hep sevmiştir. Uyum ve uyumsuzluğun peşinden koşmak isterken kırılganlık, şeffaflık, parçalanma ve derinlik gibi kavramlar üzerine kurduğu bir estetik anlayış geliştirmiştir.

irfan-onurmen

Kurguladığı gizemli atmosferlerinde gerçek olan, örtülmüş ve bir perdenin arkasına gizlenmiş gibidir. Yapıtlarında ikili anlamlar hiç peşimizi bırakmaz ve bizi tedirgin eder. Konuları bir yanıyla son derece günlük ve sıradandır ama aynı zamanda büyük insanlığı sembolize edecek şekilde devasadır. Sanatçı; insani trajedilerin yaşandığı coğrafyada yaşar, insan hayatının parçalanması ve sürgün edilmesinin şahididir, savaşın sinsiliğini ve acımasızlığını hisseder. Sonuçta konuları hayata aittir ve medyadan üzerimize akan simge ve imgelerle yüklüdür. Yolu New York’a düşecek olanların sergiyi ziyaret etmelerini tavsiye ederim.

Son olarak, Tophane’de Pg Art Gallery’de ise Ayşe Gül Süter’in ‘Görünmez Hareket’ adlı ikinci kişisel sergisi vardı. İlk kişisel sergisinin devamı niteliğindeki bu sergide Ayşe Gül Süter, hareket, ışık, etkileşim ve mekan olgularını yeni medya pratikleriyle ele alarak deneysel olarak gerçekleştirdiği çalışmalarını izleyiciye sunar. ‘Görünmez Hareket’ yaşamı mikroskopik düzeneklerle inceleyen ve bunları karışık tekniklerle soyutlamaya odaklanan bir sergi.

aysegul-suter
Animasyon eğitiminden dolayı hareketi ekranda, izleyicide, eserde veya biyolojik oluşumlarda araştıran sanatçı, kişisel sergisinde bu unsurların hepsini sunmuştur. Gözümüzle o hareketi algılayamasak da günümüz teknolojik görüntüleme yöntemleri sayesinde organizmaların mikro hareketlerine ve değişim süreçlerine şahit olabiliyoruz. Aslında bu hareket, hayat enerjisinin akışıdır; durursa yaşam da sonlanır.Sergide, motorlarla hareketlendirilmiş ve durağan ışık yerleştirmeleri ile sıcak cam üfleme tekniği kullanarak ürettiği cam işlerinin yanı sıra sanatçıya ilham kaynağı olan araştırmalarından seçtiği mikroskobik görüntüler de yer alıyor. Galeri mekanının yarısına hakim olan enstalasyon, sanatçının biyolog Joseph A. DeGiorgis ile yürüttüğü gezi ve araştırma projelerinin dokümantasyonudur. Sergide bilim alanında kullanılan görünteleme tekniklerinin kullanılması ve katılımcıya deneyimletmeleri, pek çok alandaki sınırların kalktığına bir örnek oluşturmaktadır.

Bu ayki turumda burada son buluyor. Sanatsız kalmayacağımız aydınlık barış dolu günlerde bir daha ki ay görüşmek üzere…

  • Facebook
  • Twitter
  • LinkedIn
  • Email
  • RSS
  • FriendFeed
  • Pinterest
||||| 0 ! |||||

Yasemin SEMERCİOĞLU hakkında

Sanat Yazıları Editörü 1975 yılında Bolu’ da doğan Yasemin Semercioğlu 2001 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü’nde Yüksek Lisansını tamamladı. Sanatçının Katıldığı Sergiler: 1997-Belediye Sanat Merkezi “Kişisel Fotoğraf Sergisi” Bolu 1998-Devlet Güzel Sanatlar Galerisi “Karma Resim Sergisi” Bolu 1998-Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi “Kişisel Resim Sergisi” Bolu 1999-Akbank Sanat Galerisi “Kişisel Resim Sergisi” Adapazarı 2000-Dünya Sanat Galerisi “Kişisel Resim Sergisi” İstanbul 2000-Nuh’ un Ambarı “Kişisel Resim Sergisi” İstanbul 2000-Akbank Beylerbeyi Sanat Galerisi “Kişisel Fotopentür” İstanbul 2003-Akbank Cinnah Sanat Galerisi “Kişisel Fotopentür” Ankara 2004-Bolu Belediyesi Sanat Eserleri Kolleksiyonu Sergisi Bolu 2005-İ.B.B. Taksim Sanat Galerisi “Kişisel Resim Sergisi” İstanbul 2006-Nazım Hikmet Kültür Merkezi “Kişisel Resim Sergisi” İstanbul

BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR!

  • Yeni Yılın İlk Sergileri
    Yeni Yılın İlk SergileriYeni bir yıla, yeni umutlar ve heyecanlar ile girdik giriyoruz derken bir ay geçti bile. Umarım 2016 yılı, ülkemiz ve dünyamızın barışa kavuşacağı, herkes için güzel dileklerin gerçek olacağı ve sa...
  • Sanatı Anlamak: Doğalcılık
    Sanatı Anlamak: DoğalcılıkDoğalcılık (Natüralizm), dünyanın en az soyutlama ya da üslupsal bozulmaya uğratılmış biçimde sunumudur. Işık ve yüzey dokusunun inandırıcı efektleri ve duyguların, ruh hallerinin araştırılmasıyla ...
  • Sanatı Anlamak: Yanılsamacılık
    Sanatı Anlamak: YanılsamacılıkYanılsamacılık, Doğalcılık’ın çok özel bir türevidir. Sanatçı, izleyiciyi yanlış betimlenmiş nesneleri gerçek nesneler gibi göstererek kandırmaya çalışır. Canlı varlıklarla karıştırılacak kadar ger...
  • Kitap Sevenlere Özel İllüstrasyonlar
    Kitap Sevenlere Özel İllüstrasyonlarKitap okumak bir tutku; kimileri için kitap okumak bir boş zaman etkinliği değil. Evinin en değerli bölümü kitaplığı olan, çantasında her zaman bir kitap taşıyan, kısacası kitapları hayatının en ön...
  • Işık Saçan Ruhuyla Leyla Alaton
    Işık Saçan Ruhuyla Leyla Alaton8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kutlandığı bu ayda, kadınların sorunlarına kulak verip, onlara her fırsatta destek veren, yol gösteren bir iş kadınına yer vermek en doğrusu olurdu. Karşımda gözlerin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>