Şairane Tasarımcı: Siba Sahabi

Siba Sahabi, şairane bir tasarımcı. Hem Alman hem İranlı. Bu iki güçlü kültürün yanına bir de Hollanda’daki tasarım eğitimi katılınca ortaya harmanlanmış bir yaklaşımçıkıyor.

Masaüstü objeleri değil, heykeller tasarlıyor; keyiflekendi atölyesindeüretiyor ve galerilerde sergiliyor. Bir taraftan da satıyor.

Siba’nın tasarım yaklaşımın detaylarını aşağıdaki röportajda bulabilirsiniz.

sairane-Tasarimci--Siba-Sahabi-27

-Ürünlerinizde heykel ve iyi tasarlanmış birürün arasında giden bir denge olduğu söylenenilir. 

İşlerimüretim odaklı. Kağıt ya da keçeden uzun şeritler kesiyorum, ardından onları ellerimle sarıyorum. Başlangıç kabul edilecek basit eskizler hazırlıyorum; ama gerçek formuna yaratıcıüretim sürecinin sonunda ulaşıyorum. Böylece, bir nevi 3 boyutlu bir yazıcı gibiçalışıyorum.

sairane-Tasarimci--Siba-Sahabi-24

– Neden kağıttanürünler?

Bir kaç yıldır sadece kağıtüzerineçalışıyorum. 2000 yıldanönce geliştirilen kağıt oldukça mütevazı bir malzeme. Kağıttan 3 boyutlu uygulamalar yapmak da benim için bir meydan okuma. Son işimde yeni bir malzeme olan keçeyi kullanmaya başladım. Yeni şamdanlarım,İstanbul Twilight ateş ile bir araya gelebilecek bir malzeme olmak zorundaydı; yeni malzemem keçe oldu.

sairane-Tasarimci--Siba-Sahabi-29

– ‘Kültür’ size ne ifade ediyor? Sizin Alman ve İran’a dayana köklerinizin size farklı bir yaklaşım kazandırdığıçok açık…

‘Kültür’ belli bir grup tarafından yaratılır ve o grubun ortak davranışlarına, değerlerine ve hedeflerine göre şekillenir. İçerisinde dil, bilgi gibiölçülemeyen değerler barındırır; tabiki mimari ve güzel sanatlar da kültürün bir parçasını oluşturur.

Avrupa ve Orta Doğu geçmişim bana farklı bakış açıları kazandırdı, iki ayrı kültürü harmanladığımörnekler verebilirim. Belli bir kültürde yetişirken, farklı gözlükler takarakçevremi algıladığımı düşünüyorum. Ve farklı renkteki gözlüklerim bana farklı gölgeler sunuyor.

– İşlerinizden birisi lalelerüzerine. Siz onu ‘Türkiye’den Hollanda’ya bir seyahat’ olarak dillendiriyosunuz. Bize bu seyahatten bahseder misiniz?

Orta Asya’dan gelen lale, Türkiye’den 1600’lerde Hollanda’ya ulaşmış. Tasarladığım buüründe lalenin hayranlık uyandıran güzelliğinden esinlendim. Türkiye’de bereketin sembolü olan laleler, Hollanda’da da zenginliğin ve statünün birer simgesi oluvermiş‘Tulip mania’ dönemi olarak kabul edilen 17. yüzyıl’da; laleler Amsterdam merkezindeki bir ev kadar değerliymiş.

Amsterdam’da yaşamaya başladığımdan beri, bu tarihsel hikaye bana ilham verir.Lale vazolarım da, Holanda’ya ihraç edilen bu enteresan ve ulusal bir sembol olançiçekten referanslar taşıyor.

sairane-Tasarimci--Siba-Sahabi-20

-Ürünlerinizde kültürel bir zenginlik ve yenilikçi bir taraf olduğu açık. Bize birürününüzüzerinden zenginliği tarifler misiniz?

Bucchero serisiürünlerim M.Ö 800 lü yıllarda Toskana’da yaşamış halk arasında Etrüskler olarak bilinen bir seramiküretiminden referans taşıyor. Etrüskler, büyük bir el işçiliği ile parlak metal görünümlü siyah seramiküretimi yaparken ateş miktarını azaltarak,özel bir teknik geliştirdiler.

sairane-Tasarimci--Siba-Sahabi-18

– İstanbul Twilight ile ilgili bilgilendirir misiniz?

Metropol kent İstanbul’u ziyaret ettiğimdeçok etkilendim.Çağdaş yapıların Ayasofya gibi tarihsel mekanlar ile içiçe oluşu hoşuma gitti.

Istanbul, Batı ve Doğu’nun ilham verici bir kombinasyonu kabul edilebilebilecek, oldukça canlı bir şehir. Bana göre, bu şehrin en gizemli hali alacakaranlık vaktinde. Benim şamdanlarımın formu da Aya Sofya’nın İstanbul alacakaranlığında yarattığı silüetinden referanlar taşıyor.

sairane-Tasarimci--Siba-Sahabi-15

-Ürünleriniz bir tasarım mağazasında ya da galeride satılıyor mu? Nereden ulaşabiliriz onlara?

Tilrode, Belçika’dakiSofie Lachaert Galeri’de ve Amsterdam’dakiGallery Ra’da satılıyorlar.

– Bugünlerde yeni bir sergi ya da fuar programı var mı? Ya da yeni bir iş?

Evet, 5 Şubat itibariyleIstanbul Twilight, Sofie Lachaert Galeri’de sergileniyor olacak.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*