Samimi, içten ve gerçek bir kadın: Deniz Barlas

İstanbul’da doğar, ilkoukula kadar İstanbul, Adapazarı, Karamürsel, Londra ve Brighton’da yaşar. Ankara Koleji’nde okur ve ardında ODTÜ’de Sosyoloji bölümünü bitirir. 20 yıl boyunca, yerli ve uluslararası reklam ajanslarında reklam yazarlığı ardından yaratıcı yönetmenlik yapar. Meslek hayatının son sekiz yılında Manajans/JWT’nin ajans başkanlığı görevini üstlenir. 2009 yılı itibariyle de emekliye ayrılır.

Yaratıcılık/ üretkenlik, onun en sevdiğidir. Emekliğe ayrılmaya karar verir ve bir kaç yıl evvelinden yaşamının devamını kurgular. Bir arkadaşı aracılığıyla Bozcaada ile tanışır. Hayali olan, doğa ile iç içe, sevdiği insanların ve üretkenliğin bir arada olduğu yaşam, burada karşısına çıkar.

Bozcaada’da bir ev alır ve keyifli yolculuklar başlar. 2004 yılında ilk sergisini, İstanbul’da açan Deniz Barlas, Bozcaada’ya taşınma kararı ile yaratıcı disiplinlerde üretmeye devam eder. Atölye, cafe ve dükkanın bir arada olduğu Deniz Cafe, aradığı hayatı kurguladığı mekanın ta kendisi oluverir.

Ne yapar Deniz Barlas?
Seramik, resim, gümüş takı ve giysi tasarlıyorum. Onları ürettiriyorum ya da üretiyorum. Kendi emeğim ile hayal ettiğim yaşamı, burada kurguladım. Mutlu olmak için 7 yaşından önce ne yapıyorsan, hayatını keyiflendirecek şeyler de onlardır, derler. Ben de 7 yaşından önce resim yapardım ve bahçede oynardım. Sosyalleşmek de var, içselleşmek de… Galiba benim gibilere ‘sosyal introvert’ diyorlar… İkisini bir arada seviyorum. Benim için ideal bir yaşam oldu burası.


Bozcaada Rengigul Sanat Galerisindeki son resim serginiz…
Ada’ya dışardan gelen birisiyim. Kendi gözümden gördüm Ada’yı. İçimden geçenler, geçmişim, her şey bir araya geldi ve bu serginin resimleri ortaya çıktı. Ada’ya düştüm ve gördüklerimi resmettim. Mizahi bakıyorum ve hafif yaşıyorum hayatı. İşi matrak tarafından görmeyi seçiyorum. Renklere de aç kalmışız galiba, yıllarca siyah giyip gezmenin de etkisi vardır heralde, bu serginin ortaya çıkardığı renklerinde…

Ne ister?
Her odada üretkenliğin olduğu bir atölye hayal ediyorum. Her bir ürün fakrlı atölyede hayat buluyor. Ben bir Nuh’un Gemisi isterdim. Eğlenceli ve herkesin bir arada ürettiği bir ortam bana çok uyar. Üretken insanlarla bir arada olmayı seviyorum. Bu cafeyi de belki bir gün, bir köşesinde yemek yapılan, seramik üretilen, giysiler tasarlanıp üretilen bir yere dönüştürebilirim.

Yaşam nerede akıyor?
6-7 ay Ada’dayım, Dünya’nın dört bir yanında gezmeyi de seviyorum. İstanbul’a da gidiyorum, ailemle ve oğlumla vakit geçirmek hoşuma gidiyor. Hem üretim için hem de oradan beslenmek için gidiyorum. Yazın ve kışın farklı farklı ürünlerinüretimi gerçekleşiyor.

Ürünlerinize nereden ulaşabiliriz?
Karaköy’de Atölye 11’de satılıyor ürünlerim ya da Bozcaada’da Türk Mahallesi’nde Deniz Cafe’den ulaşabilirsiniz.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*