Sergi; Gülay Semercioğlu “EROTİK ÇİZGİ”

METALİN SOĞUKLUĞU BEDENİN KIVRIMLARININ SICAKLIĞI BİR ARADA
Bana hep sorulan ilk soru, Cengiz Semercioğlu ya da Gülay Semercioğlu ile akrabalığımızın olup olmadığıdır. Akrabalığımız olmasa da yıllarönce Galeri Binyıl’da tanıştığımız Gülay hanımla benzerliğimiz soyadı ile bitmiyor! Ben İşletme’de okurken gönlümdeki gerçek sevdanın resim olduğuna karar verip bölüm değiştirmiştim. Gülay Semercioğlu da mutluluğu ve huzuru resimde bulunca Tıp Fakültesini bırakıp, bölüm değiştirmiş.

Yıllardır eserlerini takip ettiğim sanatçı, kendisini ifade etme biçimi olarak soyut anlatımı seçmiştir. Kariyerinin erken döneminde büyükölçekli geometrik soyut resimler yapan sanatçı, sonraki dönemlerinde yanılsamalar yaratmak isteyerek farklı bir yöne gidiyor. Semercioğlu tabloları vidalar ve tellerleüç boyutlu hal alıyor ve seyirciyi kendi içineçekiyor.

Yataylar, dikeyler ve diagoneller… Sanatçı“Yaşamın, doğanın, mimarinin, hatta insan vücudunun alt yapısı incelendiğinde yatay ve dikey diagonellere ulaşırız.” diyerek yaşamın her alanında geometri olduğunu vurguluyor. Buüç geometrik kavramı, minimal soyutlama ile eserlerindeön planaçıkartıyor Semercioğlu.

17 Mayıs’ta Pi Artworks’ta yeni sergisi açılacak olan sanatçı, yeni işlerinde beden, cinsiyet, mahremiyet gibi kavramların kendi kişisel tarihindeki anlamlarını sorguluyor. Bu imgeleri renk, biçim, doku, ışık olarak işlerine aktarırken, bir türöznel bilinçaltı analizi yapıyor. Kendi yaşamözetinden gelen sembolleri minimal bir anlatımla izleyiciye sunuyor ve geçmişteki eğreti beden algısıyla yüzleşiyor.

Semercioğlu“Çizgideki Işık” adlı sergisinde de referanslarını doğadan almıştı. Formlar küçük bir organizmadan yolaçıkarak elde edilen yalın kurgulardan, yapraklardan, dağlara denizlere varan geniş coğrafi organik oluşumlara kadar uzanıyordu.

Son bir yıldaürettiği işlerindeyse referansı beden, cinsiyet gibi kavramlara uzanıyor. Siyah zeminüzerine yerleştirdiği binlerce vidaya, erotizmi destekleyen renklere sahip gümüş bazlı telleri gererek oluşturuyor eserlerini.

Kullandığı malzemenin doğasına aykırı olarak metalin soğukluğu yok olup insan bedeninin kıvrımlarına dönüşüp sıcak ve erotik bir etki yaratıyor. Bu sergide Semercioğlu’nun, monokrom döneminin bittiğini ve renkli döneme geçiş yaptığını göreceğiz.

1968 yılında İstanbul’da doğan sanatçı, 1994 yılında Mimar SinanÜniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nü bitirdi. Yüksek lisansını Mimar SinanÜniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde 1998’de tamamladı. 1999-2008 yılları arasında YeditepeÜniversitesi, 2008-2009 yılları arasında IşıkÜniversitesi’ndeÖğretim Görevlisi olarak Temel Sanat ve Desen dersleri verdi. Sanatçı, 2005 yılından bu yana Türkiye’de Pi Artworks Galeri tarafından; 2008 yılından itibaren ise Zürih’te Galeri Kashya Hildebrand ve New York’ta LTMH Galeri tarafından yurtdışı sergileri ve fuarlarında temsil edilmektedir. Son dönemönemli sergileri arasında, 2010 yılında Pi Artworks Galeri ile birlikte katıldığı Scope Basel Fuarı, Mardin Bienali, New York LTMH Galeri’de Istanbul Cool Sergisi, Galerie Kashya Hildebrand ile birlikte katıldığı Art Dubai Fuarı, 2009 yılında Berlin’de Akademie Der Künste’de düzenlenen Istanbul Next Wave Sergisi, Galerie Kashya Hildebrand ile birlikte katıldığı Art Hong Fuarı, Zürih’te Galerie Kashya Hildebrand, Kaleidoscope Sergisi yer almaktadır. Son olarak 2009 yılında Pi Artworks Galeri’de“Çizgideki Işık” isimli kişisel sergisini açan Semercioğlu, 2008 yılında Pi Artworks ile birlikte Art Asia Miami, Galerie Kashya Hildebrand ile birlikte artparis Abu Dhabi Fuarlarına katılmıştır.

17 Mayıs’ta erotizmin renklerinde buluşmaküzere, sevgilerimle…

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*