STEVE MCCURRY ‘’Son Kodachrome Filmi ‘’ Sergisi İstanbul Modern’de

‘Gerçeğin En İyi Yorumu’
Yıl 1984, Afganistan-Pakistan sınırındaki bir mülteci kampında 12 yaşında bir Afgan kızı… Eminim hepiniz bu kızı hatırlıyorsunuz.Tarif edilemez derecede etkili yeşil gözleri olan Şerbet Gula. Steve McCurry’ninçekmiş olduğu fotoğraf, 1985’te National Geographic’in kapağında bütün dünyaya ulaştı. Derginin en iyi 100 fotoğrafı arasına girdi. Kopyalarıyla, aslından yapılmış resimleriyle 20. Yüzyılın sembollerinden birine dönüştü. Şimdi bu fotoğrafın orjinalini görme imkanına sahipsiniz. İstanbul Modern EnginÖzendes’in küratörlüğünde, Steve McCurry’nin“Son Kodachrome Filmi” başlıklı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergininözelliği son kodachrome filmi ileçekilip ilk İstanbul’da sergileniyor olması.

STEVE-MCCURRY 10

Teknolojinin her geçen gün hızla gelişmesi ve dijital makinelerin yaygınlaşmasıyla birlikte Kodachrome’unüretimi 2009 yılında durduruldu. Özellikle basın fotoğrafçılarının gözdesi olan film, 1935’teüretime başladı.73 yıllık tarihinde amatör ve profesyonel fotoğrafçıların ençok tercih ettiği film görüntü teknolojisinin‘ikon’u oldu. 1960’lı yılların sonu ile 70’lerde efsaneleşen film için, 1973 yılındaünlü sanatçı Paul Simon bir şarkı yaptı. Magnum Photosüyesi Steve McCurry, 30 yıldır kullandığı bu filmin son 36 karesiyle, 6 haftada 30bin km. yol katedip, farklıülkelerdeki kişileri ve kentleriçekerek, bir dönemin kapanışına tanıklık etti.

STEVE-MCCURRY

STEVE-MCCURRY 1

Yaklaşık 30 yıldır National Geographic içinçalışan Steve McCurry, en iyi fotoğraflarındançoğunu Kodachrome ileçektiğini belirtmekte. 800 bin kareden oluşan bir arşivi bulunan Steve McCurry;
‘’Kodachrome gerçekten de rengi yakalıyordu. Ve renkler tam anlamıyla olağanüstüydü.Çok gösterişli olmayan zengin renklerdi bunlar. Gerçekten de gerçeğin en iyi yorumuydu. Bu yüzden filminüretiminin sona ereceğiniöğrendiğimde, Kodachrome’un hikayesinin son bölümünü ben yazmak istedim.’’diyor.

Steve McCurry, Rochester, New York’takiüretim bandındançıkacak olan en son filmin kendisine verilmesi için Kodak’la görüşünce şirket, hemen kabul etti. Steve McCurry, son ruloyu makinesine yerleştirirkençok tuhaf bir hisse kapıldığını ifade ediyor;
“Çünkü bunu dahaönce binlerce kez yapmıştım. Ve artık alışkanlık haline gelmişti. Bunu tekrar yapmak biraz tuhaf, biraz nostaljik bir histi. Bunu son kez yaptığımı biliyordum, ancak bu işin benden, kalbimden bir şeyler taşımasını, bana seslenen fotoğraflardan oluşmasını istedim.”

STEVE-MCCURRY 2

Neyin fotoğrafınıçekeceği konusunda bir planı olmayan Steve McCurry’e göre, iyi fotoğraf ilginç durumların, güzel ışığın ve belli bir anın birleşiminden oluşuyor. McCurry;“insani bir hikayesi olmayan bir kartpostalçekmek’’ istemiyor.“Sadece 36 pozunuz varsa ve her birinin özel veçekici olmasını istiyorsanız,üzerinizde baskı hissedersiniz, çünkü her kare değerlidir.’’ Bu nedenle bir dizi portreçekmeye karar veriyor. New York’un ikon yüzlerinden biri olarak seçtiği Robert de Niro ile başladıktan sonra Kodachrome ile tekrar bir araya gelişini kutlamak için her şeyin başladığı yere gitmeye karar vererek Hindistan’ın Hollywood’u olan Bollywood’da birkaç ikon yüzçekiyor. Hindistan’ınünlü oyuncu ve yönetmenlerinden Amitabh Bachchan ile başlıyor ve Hintli aktör, yönetmen, yapımcı Aamir Khan, Hintli yazar ve aktrist Shenaz Treasurywala, Hintli aktrist ve yönetmen Nandita Nas ve Elizabeth filminin yönetmeniShekhar Kapur ile sürdürüyorçekimlerini.

USA-10289NF

STEVE-MCCURRY 5

STEVE-MCCURRY 4

McCurry daha sonra Bombay’ın kuzeyinde Pakistan sınırında bir Hindistan eyaleti olan,”kendi evinde gibi hissettiği’’ Rajastan’daki Rabari kabilesinden insanları çekiyor.

STEVE-MCCURRY 6

STEVE-MCCURRY 7

Hindistan sonrasıçekimlerini‘’İstanbul’un Gözü’’ olarak tanınan Ara Güler, New York’a dönüşte Grand Central Station, Washington Square Park ve Union Square’de sıradan insanlar ve Magnum fotoğrafçısı Elliot Erwitt ile sürdüren Steve McCurry, bir karede Kodak sarısı PKR 36 plakalı taksinin önünde poz veriyor.

STEVE-MCCURRY 8

Sonüç kareyi de, filmüretiminin durdurulmasından sonra filmi yıkayacak tek laboratuar Dwayne’s Photo’nun bulunduğu ABD’nin Kansas eyaletindeki Parsons kentindeçekiyor. Pansos kentinin mezarlığındaki heykeller ve Kodachrome renkleriniçağrıştıran sarı- kırmızıçiçekleri gösteren son kareçok etkileyici.
Steve McCurry’nin beş adet kayıpla tamamladığı Kodachrome 64’ün sonuncu filminin dünyanın ilk ve enönemli fotoğraf müzelerinden biri olan, Rochester’daki George Eastman House’da korunduğuna değinen Engin Özendes,‘’Böylece fotoğraf tarihinde yine bir kilometre taşı, görevini tamamlayıp fotoğrafçekenleri bu defa dijital bir yolculuğa uğurladı’’ diyor.
‘’Son Kodachrome Filmi’’ sergisinde ayrıca National Geographic kanalının bu son filminçekim sürecini izlediği belgesel ve Steve McCurry’nin diğerçalışmalarından oluşan fotoğraf serüvenini aktaran slayt gösterisi sunuluyor.
Sergide,özellikle duygusalçağrışımlarla yüklü renkli fotoğraflarıyla tanınan McCurry’nin meşhur Afgan Kızının son halini de görmek mümkün!
Film yıkatmak, heyecanla sonucu beklemek nostalji oldu ve dijital çıkmamaküzere girdi hayatımıza…. Zengin ve gerçek renklerden ve o karelere dahil olan insanlardan bençok etkilendim. Siz de bu sona tanıklık etmek istiyorsanız 4 Eylül’e kadar vaktiniz var!

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*