Yaşamak İçin İdeal, Gezmek İçin Masal Kent Melbourne

Bildiğinizüzere, dünyaçapındaki saygın gazete ve dergiler, her yıl“dünyanın en yaşanılabilir şehirleri” anketleri düzenler. Bu anket sonuçlarının neredeyse hepsinde karşınızaçıkan kentlerden biri Melbourne’dur.Öyle bir şehirdir ki burası, hem yaşamak için idealidir, hem farklıdır, hem de lakabı“Şahane Melbourne -The Wonderful Melbourne -” dur…

Bir şehrin ideal yaşam standardına sahip olması için kendisinden klasik bazıözellikler sunması beklenir; suç oranı diye bir şey neredeyse olmayacak, toplu ulaşım araçları tıkır tıkır işleyecek, belediyecilik hizmetiüst düzeyde olacak, şehir planlama ve doğa uyum içinde geçinip gidecek vs… Evet, Melbourne buözellikleri taşıyan bir kent! Diğer yandan dünyanın enönemli iş ve kültür dergilerinden Monocle bu yıl yaptığı araştırmaya iki kriter daha eklemiş:“sevilebilirlik potansiyeli” ve“24 saat canlılık”. Buözellikler de gözönüne alınarak 25 şehir seçilmiş ve“Şahane Melbourne” yine listeye girmeyi başarmış, hem de 5. sıradan. Melbourne kurulduğu 1835’den beri hep gözde olmuş ve“dünyanın en yaşanılabilir şehirleri” listelerindeki yerini korumayı bilmiş bir kent.

“Yaşamak için iyi de 21 saat uçakta yolculuk yapıp gideceğim bu Güney Yarımküre şehrinde gezip görecek ne var” derseniz,“kesinlikleçok şey var” derim. Melbourne’un bize göre uzak mesafesi orayı gözümüzde daha ulaşılamaz, dolayısıyla daha masalsı bir hale sokuyor aslında. Ayrıca şehrin içinden geçen Yarra Nehri veüzerinde kano ile gezintiyeçıkanlar, suda süzülen küçük vapurlar, nehir kenarındaki parklar; göz alıcı bahçeler, plajlar; moda, sanat, sergi etkinlikleri, şehre kurulmuş meşhur lunapark ve daha bunun gibi birçok cezbediciözellik size masalsı bir yerde olduğunuzu söylüyor. Şunu da unutmamak gerekir ki dünyanın merkezine uzak olan bu şehir her yıl tüm sporseverlerin dikkatiniüzerineçekmeyi başarıyor.Çünkü burası Avustralya Açık Tenis Turnuvası, Avustralya Formula 1 Grand Prix gibiçokönemli spor etkinliklerine evsahipliği yapıyor.

Melbourn’da gezmenin en iyi yolu tramvay kullanmak.“İdeal” kent olduğu için ulaşım konusunda hiç zorlukçekmiyorsunuz.Öncelikle şehrin merkezinde bulunan ve Güney Yarımküre’nin en yüksek binası olan (300 metre)Eureka’yaçıkmanızıöneririm. Buradan tüm Melbourne’u izleme imkanına sahipsiniz.

Nasıl bir yerde olduğunuzu kuşbakışı gördükten sonra Albert Caddesi’ndeki St. Patric Katedrali ikinci durağınız olabilir zira burası Avustralya’nın en büyük katedrali.

İnşaasının tamamlandığı 1872 yılında Avustralya’nın en büyük binası olan Royal Exhibition ise mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir sergi alanı. Hemen bitişiğindeki Carlton Bahçeleri’nde güzel bir yerde olmanın tadınıçıkarabilirsiniz. Yine Victoria Kütüphanesi, St. Paul Katedrali ve ister istemez karşınızaçıkacak olan Flinders Street İstasyonu’nu görmeden dönmeyin derim. Victoria Market ise şehrin pazarı. Burada sebze, meyve, şarküteriürünleri ve otantik yemekler bulabilirsiniz.

Melbourne’da yapılmasıönerilen 5 etkinlik;

1. Royal Exhibition ve Carlton Bahçeleri’ni ziyaret edin.

2. Melbourne Müzesi’ndeüç boyutlu Imax sinemanın tadınıçıkarın,çocuklar için oluşturulmuşözel galeriyi gezin.

3. Federation Meydanı’ndaki cafe ve barlarda bir şeyler için.

4. Melbourne Aquarium’da okyanus dünyasını keşfedin.

5. 1912’den beri büyük ilgi toplayanünlü Melbourne Lunaparkı’na gidin.

Bana sorarsanız, bu liste dışında da nehir kenarında yürüyüşler yapabilir, yerel mutfaktan bir şeyler tadabilir, parklarda gezinebilir; temiz, güzel,“ideal” kentin tadını sokak sokak, tıpkı orada yaşıyormuş gibiçıkarabilirsiniz. Ne dersiniz, bir şehrin ruhunu anlamak için oranın insanları gibi yaşamak gerekmez mi?

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*