Yeşil Limuzin

Arabaların doymak bilmez alan ihtiyacı yaya ve bisitletlilere yer bırakmıyor. Taşıtların heryeri işgal ettiği günümüz şehirlerinde, yol kenarlarına blok halinde park edilmiş arabaların olmadığını, kaldırımlarda rahatça yürüyebildiğinizi hayal edin… Hayal edemediniz değil mi?!

Amerikalı sanat-tasarım-eylem grubu olan REBAR etmiş ve uluslar arası bir etkinlik olan Park(ing) Day için, otomobil merkezli kentsel altyapınınçarpıklığıüzerine yeniden düşündürten Parkcycle isimli proje ile harekete geçmiş!

Park(ing) Day, yılda bir günlüğüne araç park alanlarının iadesini talep ve bu alanlarıçekici, insan dostu kamusal alanlara dönüştüren son derece yaratıcı, uluslararası bir etkinlik.

Parkcycle ise, mevcut araç trafiği içerisinde dakikada 250 metre kare açık alan açmaküzere tasarlanmış insan destekli bir taşıt. Proje, hızlı bir yap ve kullan yaklaşımı kullanarak, etkin bir şekilde, kamuya ait yol hakkını sadece araç alanı olarak değil, yeşil açık alan olarak yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor. Parkcycle, iki ya daüç sürücüyle sürülebilir ve saatte yokuş aşağı maximum 20 mil hızla gidebilir.Özel imal edilmiş dalgalı formlu tahrik mekanizması, frenlere ve kornasına güç ileten güneş panelleri olan bu ilginç yeşil limuzin,üzerindeçimin yetişmesine olanak sağlayan yaşayan yüzeyindeki yağmur suyunu toplama mekanizmasıyla da yollardaki yağmur suyunu azaltıyor. Metal yüzeyleri geri dönüştürülmüş endüstriyel metal levhadan, kafesi geri dönüştürülmüş araçtan yapılan parkcycle, böylelikle Kaliforniya’da yasal olarak ruhsatlı bir araç olarak kalıyor ve park alanlarına da rahatça park edebiliyor.

Black Rock Sanat Vakfının cömert bağışıyla, 2007 senesi“Park(ing) Day” etkinliği içinüretilen Parkcycle isimli yeşil limuzinimiz, Rebar Grup ve Kaliforniyalı sanatçı (kinetik heykeltraş) Reuben Margolin’in ortakçalışması. Disiplinler arasıçalışan San Francisco merkezli aktivist stüdyo Rebar, tasarım ve sanat yoluylaçalışıyor.“Park(ing) Day” etkinliğinin sloganı,“Arabalar ve Kapitalizm Ekonomik, Sosyal ve Ekolojik Yıkım Yolunda”, Rebar Grubunun sloganıysa; yeniden gözet, yeniden yapılandır, yeniden yap ve yeniden birleştir… Dolayısıyla, ortaya böyle aktivist, etik ve estetik bir projenin ortayaçıkması hiç de şaşırtıcı değil!

Venedik Mimarlık Festivali, Amsterdam ExperimentaDesign, ISEA 2009 Dublin gibi pekçok bienal ve sergilerdeçalışmaları sergilenmiş, konferanslar vermiş olan Rebar Grup, yaratıcı projeleriyle, alışılagelmişi yeniden amaçlandırıyor, şehir ortamının gizli varsayımlarını açığa vurarak yeniden yapılandırıyor.

Sizce de inanılmaz değiller mi?!

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*