Yollardaki Tasarımcı: Çağrı Çankaya

Çağrı Çankaya, hayallerini sonra değil şimdi yaşayan biri. Aynı zamanda tasarımcı, yazar ve sanat yönetmeni… Şimdiler de ise tasarlarken dünyayı dolaşan bir gezgin. Dünya’nın dört bir yanında onlarca farklı şehri, ülkeyi geziyor ve de oraların kültürlerini keşfediyor. Hayatını devam ettirecek gelir edinmek adına da tasarlıyor. İlk iki rota bitti, üçüncüsü için yine bir araştırma süreci başladı.

Detaylar ve daha fazlası için aşağıda Çağrı ile yaptığımız röportaja göz atabilirsiniz.

ÇağrıÇankaya ne yapar? ‘Designer on the road’ öncesinde ne yapardı?

Tasarım ve illustrasyon ana dalım. Bunlar dışında çeşitli oyun ve tasarım dergilerinde de yazdım. Halen bir Çin, bir Hint kökenli iki dergide yazıyorum. Designer on the road öncesi reklam ajanslarında sanat yönetmeni olarak çalışıyordum.

Ne seni bu yolculuğa sürükledi?

Hayatımdan o kadar çok sıkılmışım ki bu kadar delice bir şeye başlamaktan çekinmemişim. Dünyayı gezmek hep hayalimdi ama bunu yapacak param yoktu. Ben de bunu neden tasarımla yapmıyorum dedim. Gerçekten kaybedecek hiç bir şeyim yoktu. Nasılsa iş beni tatmin etmiyordu, kız arkadaşım yoktu, ev kredisi ödemiyordum, bana muhtaç olan birine bakmıyordum dolayısıyla karar vermek çok zor olmadı. Bir de daha sonra böyle bir şeyi istesem de yapamam bu son şansım diye düşündüm. Biraz ‘ya şimdi ya asla’ gazıyla da başladım yani.

En büyük sıkıntın…

Çok şey var hangisini yazsam bilemedim. Her 3-4 haftada bir hayatım tamamen değişiyor. Yatak, sokak, çalıştığım şirket, arkadaşlar, müşteriler, kültür, dil, para birimi, iklim, hava, yemekler hatta yemek. Bu biraz yorucu bir şey. Yeni bir işe başladığınızda ister istemez kendinizi gösterme kanıtlama çabanız oluyor. İşte ben bunu 4 haftada bir yeniden yapıyorum. Tam ajansa, insanlara, işleyişe alışıyor, insanların isimlerini öğreniyorum ki ayrılmam ve her şeye Dünya’nın başka bir yerinde yeniden başlamam gerekiyor.

Bu yolculuklar sana ne katıyor?

Bunu kelimelere dökmek çok zor gerçekten. Yaşamak gerek. Şahsen ben insanı seyahat etmekten daha çok geliştiren bir şey düşünemiyorum. Ne okullar ne kitaplar bir insanı daha fazla geliştiremez. Hele ki benim gibi seyahat ediyorsanız işte o zamanç ok ama çok şey öğreniyor inanılmaz gelişiyorsunuz.

Ben bu yola başlamadan önce resmen başka biriymişim. Şu an kendimi çok daha farklı çok daha üstün hissediyorum. Sonuçta ben bir tursit değilim. Gittiğim her yerde çalışıyorum ve lokal insanlarla arkadaş oluyorum, onlarla proje üretiyorum, iş yapıyorum, iletişim kuruyorum, bazen evlerinde kalıyorum, lüks restoranlarda yemek yerine lokal yemeklerle besleniyorum.

Parayla seyahat ediyorsanız bir kere insanlarla iletişiminiz otomatik olarak düşer. Paranız varsa insanlarla konuşma ihtiyacı duymazsınız, lüks yerlerde dünya mutfağı yer, 5 yıldızlı bir otelde kalır, kültürü anlamadan geri dönersiniz. Sonuçta 5 yıldızlı oteller ya da lüks restoranlar dünyanın her yerinde benzer hizmet verir. Bense gittiğim her yerde lokal bir insan gibi yaşıyorum. Halk neredeyse ben oradayım, insanlar ne yapıyorsa ben de onları yapıyor, onların yediklerini yiyorum. Bu hem güzel hem de zorlu bir şey. Sonuçta lokal restoranlar lokaller için ve onların vücutları yemeklerde bulunan bazı bakterilere karşı bağışıklık kazanmış olabilir. Benim metobolizmam buna yabancı olduğu için kolayca hastalanabiliyor hatta zehirlenip mide kanaması bile geçirebiliyorum.

Yaptığım şey kolay bir iş değil.Herkes yapamaz kesinlikle, ama bu benim hayalim ve benim kendi projem olduğu için eğleniyorum. Geri dönüp baktığımda tüm zorluklarına kesinlikle değiyor.

Nasılbir planlama yapıyorsun? Ciddi bir lojistik çözüyorsun; farklı kültürler,ülkeler, insanlar… Yemek, içmek, uyumak, havası, suyu her şeyi farklıdır eminim ki… Herülkede ‘Oh, iyi ki böyle bir yolculuğaçıkmışım’ diyebiliyor musun?

Google’da şirketleri ajansları aratıp hepsine mail atıyorum. İlk rotayı oluşturmak için 1408 e-mail atmıştım mesela. Şimdi daha kolay tabi blog‘da içerik oluştuktan sonra 2. rotayı ayarlamak ve ajansları yaptığım işe inandırmak daha kolay oldu. Başta herkes kuşkuyla yaklaşıyordu. Tabi ki onları anlayabiliyorum. Bu dünyada ilk kez yapılan bir şey ve insanların kafasında bir çok problem ve soru işareti beliriyor.

Kaç paraödemeliler?, kalacak yerim yok, lokal kültüre, dile, tipografiye hakim değilim. Hal böyle olunca, neden Türk bir adamı ajansa davet etsinler ki. Kendiülkelerinde kolayca başka bir tasarımcı bulabilecekken, neden böyle bir risk alsınlar? İnsanlar bilmedikleri şeylerden uzak durmak isterler. O yüzden ilk rotayı oluşturmak zaman aldı.

Bazen ‘Ya ben ne yapıyorum?’ diye kendime sorduğum oluyor. Çok zor zamanlar geçirdiğim oluyor ama dediğim gibi en zor anlarda bile artık nasılsa ölmeyeceğim diyip yola devam ediyorum. Biraz alıştım galiba. En basit hikayede bile arkadaşlarım ay ben yapamaz geri dönerdim diyorlar.

III. aşama başlıyor değil mi? İlk ikisinden bir farkı olacak mı? Kısaca bize bu aşamalarıözetler misin? Bu aşama için ihtiyacın olan bir şey kaldı mı?

Evet ilk iki rotayı bitirdim. Her rotada 6 nokta belirleyip yola çıkıyorum. Bu sefer Avrupa ve Güney Amerika var kafamda. Buralarda tasarımcı ya da ajans, dergi, gazete sahibi arkadaşı, bağlantısı olanlar bana e-mail  yoluyla ulaşırlarsaçok sevinirim.

Takipçilerin sana nasıl destek olabilir? Ayrıca ne gibi sponsorluklara ihtiyaç duyuyorsun?

Takipçilerimden beklediğim en büyük destek sosyal medyada yaptıkları paylaşımlarla daha çok kişinin benden ve projemden haberdar olmasını sağlamak. Sonuçta sistemin dışında bir iş yapıyorum ve tasarımla aslında neler neler yapılabileceğini kanıtlamaya çalışıyorum. Bu önemli bir şey.

Özellikle bir Türk vatandaşı olarak bunu yapmak da ayrı bir başarı. Bizim milletimiz için seyahat etmekçok da kolay değil. Bu işe girişeceğim zaman bana çoğu kişi inanmamıştı. Massimo Vignelli’den babama kadar herkes bunun imkansız olduğunu anlatmaya çalışmıştı. Gerçekten istedikten sonra imkansız diye bir şey olmadığının canlı kanıtı olarak görüyorum kendimi. Bu yüzden de daha çok insana ulaşmak daha çok insanı cesaretlendirip hayal ettikleri yaşamı yaşamaları için iteklemek istiyorum.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*