Zorlu Center

Mimari Proje:EAA-Emre Arolat Architects veTabanlıoğlu Architects
Konum: İstanbul, Türkiye
Yüklenici:Zorlu Gayrimenkül Geliştirme ve Yatırım a.ş.

Zorlu-Center-2

Zorlu Center Projesi, mimariye veçevreye, sadece iyi tasarlanmış ve güzel yapılar inşa etme edimiçerçevesinden bakmak yerine; onu insana, kente ve doğaya dair bir görüşüretme, mekanı kurmaya yönelik bir düşünce geliştirme yolunda kullanmayı tercih eden bir görüşünürünüdür.

Pre-modern dönemde, kamusal ilişki gündelik hayatın siyasi, dini ve sosyal pratiklerinin iç içe geçtiği, kendiliğinden gelişen bir durumken kapitalist sistemin mantığı, bu ilişkileri ve ilişkilerin kurulduğu mekanı kendi mekanizmalarına uyarladı. Baudrillard, bunun da“üretilmiş her şey gibi tüketilmeye adandığına”; Spiro Kostof ise kamusal aktivitenin kent meydanlarından, parklardan veya sokaklardan alışveriş merkezlerinin klimatize edilmiş ortamlarına doğru evirildiğine dikkatçeker. Richard Sennett“Kamusal İnsanınÇöküşü” adlı yapıtında, kamusal alanın insan yaratımı,özel alanın ise insanlık durumu olduğundan söz eder. Bu projenin kamusal mekan kurgusunun niteliğinin, tasarım kararlarının omurgasını oluşturduğu kolaylıkla iddia edilebilir.

Projeninönemli parçalarından biri olan Alışveriş Merkezi’niçağın yegane kamusal mekanı olarak kabullenmek, genel güncel eğilimlerin aksine, bu tasarımda ilk aşamadan itibaren kaçınılması elzem olan bir yönelim olarak ortayaçıktı. Bu bağlamda, talep edilen tüm işlevleri eksiksiz olarakçözen,öte yandan kökleri 18. yüzyıl Avrupa kentlerindeki, krallıkların o doğrudan denetiminden bağımsız sosyallik ağlarının geliştiği, sınıflar arası ayrımın azaldığı dönemde gelişen devasa parklara kadar giden; aynı zamanda da modern metropollerde kentin yoğun dokusu içinde birer akciğer gibiçalışan yeşil alanların potansiyellerini içeren bir alternatif“yer” türetmek; tasarımın ana hedefi oldu. Söz konusu arazinin Prof. Dr. Murat Güvenç tarafından hazırlanan ve İstanbul’un sosyo-ekonomik katmanlarını ayrıştırarak tanımlayan haritalardan daçok net görülebileceğiüzere, kentin hayli“tekin” bir bölgesinde bulunuyor olması bu hedefin meşrulaşmasındaönemli bir etken oldu.

Zorlu-Center-8

Kompleksin mimari projesini elde etmeküzere yatırımcı grubun düzenlediği yarışmanın şartnamesi,“toplumsal kıvanç”,“yaşayan kentselçevre” ve“bir medeniyet mekanı” gibi hayli ayrıştırıcı tanımlar içermekteydi. En temelinde toplumsal motivasyonlar taşıyan bu cümlelerin bir anlamda yatırımcının bu alanda inşa edilecek olan yapıt ile ilgili beklentilerini deözetlediği söylenebilir.Öte yandan geçerli yapılaşma koşullarının bu alanda belirli bir yapısal yoğunluğuöngördüğü de yadsınamaz bir gerçeklik. Bu durumun, yani yukarıdaözetlenen belirgin bir karşıtlıklar silsilesininçeşitli gerilim kanallarıürettiği aşikar. Bir tarafta kamusal yönelimleri ve iletişim potansiyelleri güçlü, kolaylıkla ulaşılabilen ve sınıfsal farklılıkların gözetilmediği kamusal açık ve kapalı alanlara duyulanözlemin, diğer yandaözelleşerek, elitleşerek, soylulaşarak sınıfsal ayrımı koşullayan yapısal yoğunluklarınürettiği bir karşıtlık bu…

Zorlu Center Part 1 from Zorlu Center on Vimeo.

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*