Arzum Onan Röportajı ; AOGİ-İki Yürek İki Dokunuş / AOGI – Two Hearts Two Touches

İki kadın sanatçı Gülten İmamoğlu ve Arzum Onan’ın eserlerinden oluşan  “AOGİ – iki yürek iki dokunuş”  adlı sergi yine  iki kadın küratör Gizem Tatlıcı  ve Zerrin Ulusman’ın işbirliği ile Bodrum Casa Dell’ Arte’de  12 Ekim 2014 tarihine kadar sanatseverlerle buluşacak.

Sergide ziyaret ettiğimiz Arzum Onan ile yaptığımız keyifli söyleşiyi paylaşıyoruz sizlerle.

Yasemin Semercioğlu : Oyunculuk ve modellikten sonra sanatın bu dalına geçiş nasıl oldu? Yoksa hayatınızın bir yerinde hep var mıydı?

Arzum Onan: Planlı bir şekilde olmadı. Görsel sanatlara her zaman ilgim vardı.

Y.S.Sanatı seçerken karar vermenizi tetikleyen, sizi etkileyen bir sanatçı ya da bir olay oldu mu?

A.O. Rahmetli İrfan Korkmazlar’ın payı büyüktür. Heykeli benimsemem ve sevmem konusunda çok yardımcı olmuştur. Sonrasında Yunus Tonkuş’la pekiştirmeye çalıştığım yolculuğumda bu iki değerli insana minnettarım..

Y.S. Sıralama yapmanız gerekirse önceliği artık heykele verebilir miyiz?

A.O.Oyunculuğu kastediyorsanız, evet; heykel öncelikli olur!

Y.S.Eserlerinizde hakim olan tek bir konu mu var yoksa farklı temalar bir arada mı? Bu sergide heykelleriniz sizin söyleminizle ‘kadın’ın hallerini dile getiriyor. Sizin şekil verdiğiniz kadınların  ‘hal’lerinden ’bahseder misiniz? 

A.O. 2013 Kasım ayında Arte İstanbul’da açtığım ilk kişisel sergim dokuz yıllık bir birikimin sonucuydu. Dolayısıyla bir teması yoktu. Ancak elbette yapıtlarımın kadından izler taşıması tesadüf değil. Tek bir noktadan hareket etmemekle birlikte, sanırım bütün heykellerimde kadının görünür kırılganlığının yanı sıra içinde farklı duygular barındırabileceği gücünün altını çizmek istiyorum.

IMG_2156

Y.S. Gördüğüm kadarıyla sakin, dingin, yumuşak bir yapınız var. Atölye’ye girdiğiniz andan itibaren nasıl bir ruh haline bürünüyorsunuz? Sizi besleyen şeyler neler ve nasıl bir süreç bu?

A.O. Okuyan, tartışan ve toplumsal meselelere duyarlı olan herkes gibi benim de etkilendiğim şeyler var. İçselleştirdiğim zaman, çamura dokunduğumda ifadesini bulan heykellerimin olması ayrıca bana güç veriyor.

Y.S.Çamur ve metal kullanarak yaptığınız heykeller görüyoruz . Kendinizi en rahat, özgür hissettiğiniz, eseri yaratırken en çok haz duyduğunuz malzeme hangisi?

A.O.Çamur ve metal dışında ahşap ve taş da var! Hepsinde çıkmış olduğum yolculuğun verdiği haz başka. Doğru formla buluştuğunda her birinin ayrı dili olduğunu düşünüyorum. Benim için malzeme çeşitliliğin önemi de budur!

Y.S.Sohbetlerimizden biliyorum ki ailenize çok önem veriyor, oğlunuzun gelişiminde titizlikle duruyorsunuz. Sanatçı yönünün yanında Arzum Onan nasıl bir annedir?

A.O. Olabildiğince çok şey paylaşıp, onun da bundan olumlu etkilendiğini görünce mutlu oluyorum. Ve elimden geldiğince dünyasını anlamaya çalışıyorum. Ancak en doğru yanıtı büyüyünce Can verecek öyle değil mi*=)

Y.S.Evet öyle ve tahminimce olumlu bir cevap verecek. Peki  çalışmalarınız  sırasında aileniz sizin için bir ilham kaynağı oluyor mu?

A.O. İlham gibi bir duygudan ziyade, yapmış olduğum her heykelimi onlarla paylaşıyor olmaktan sonsuz mutluluk duyuyorum.

Y.S. İstanbul’dan sonra Bodrum’da hem de buram buram sanat dolu olan, Sanat Oteli Casa dell’art’de  Gülten İmamoğlu ile açtığınız ‘AOGİ- İki yürek iki dokunuş’ adlı sergi nasıl doğdu? Neden Casa Dell’arte’yi seçtiniz?

A.O. İstanbul’daki sergi çok ilgi görüp beğenilince, istedim ki yılın sonuna kadar belli yerlerde de insanlarla buluşsun. Dolayısıyla gelen teklif sonrasında Gülten İmamoğlu gibi beğendiğim,özel bir sanatçıyla sergi imkanı sunulduğunda çok mutlu oldum.  Ayrıca dünyada sayılı, Türkiye’de ise ilk ve tek sanat otelinde böyle bir sergi yapmak ayrıcalıklı bir durum olsa gerek..

Arzum Onan - Yasemin Semercioğlu
Arzum Onan – Yasemin Semercioğlu

Y.S. Bir heykele başlayıp, tasarladığınız konunun dışına çıktığınız oldu mu hiç?

A.O.Öncelikle hangi materyalle çalışacağıma karar veriyorum. Sonrasında kabaca formu belirleyip yapım aşamasına geçtiğimde form üzerinde oynamalar yaptığım gibi, karar verdiğim materyali bile değiştirebiliyorum. Bu durum deneme yoluyla duyguyu doğru materyalle buluşturmama olanak tanıyor. Elbette her zaman böyle olmuyor. Emin olarak başladığım ve çok kısa sürede bitirdiğim heykellerim de var.

Y.S. Yeni sezonda İstanbul’da yeni projeler veya bu ortak serginin orada da açılması söz konusu mu? Sanat Fuarlarına katılma gibi bir düşünce var mı?

A.O. Heykellerim Bodrum’dan sonra Ankara’ya gidecek. 18 Ekim ‘de Siyah&Beyaz galeride sanatseverlerle buluşacak. Sonrası için ise yeni heykeller, yeni yolculuklar…

Y.S. Eserlerin Ankara’lı sanatseverler ile buluşması çok güzel bir sürpriz ve köklü bir galeri olan Siyah & Beyaz Galeri’de açılıyor olması da ayrıca güzel ve özel.                                          

 

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*