İstanbul Modern Mağaza’da 10.Yıl Özel Koleksiyonu

8 tasarımcı ve sanatçı, İstanbul Modern’in 10.yılı için özgün tasarımlar üretti

İstanbul Modern Mağaza, İstanbul Modern’in 10. yılını özel bir koleksiyonla kutluyor. İstanbul Modern’in 10. yılında, 8 tasarımcı ve sanatçı İstanbul Modern Mağaza için özel bir koleksiyon oluşturdu.

Ülkemizin ilk müze mağazası olan İstanbul Modern Mağaza, İstanbul Modern’in açıldığı 2004 yılından bu yana müze koleksiyonundan ve sergilerinden esinlenilerek tasarlanan özgün hediye seçeneklerinden sanat kitaplarına, tasarım ürünü ev ve ofis eşyalarından çocuklara yönelik objelere uzanan geniş bir koleksiyona sahip.

İstanbul Modern’in 10. yılında, mağazanın zengin birikimini de öne çıkarmak amacıyla, sanatçı ve tasarımcılar özgün tasarımlar üretmeye davet edildi. Farklı alanlarda çalışan altı tasarımcı ve müzenin koleksiyonunda yapıtları yer alan iki sanatçı, İstanbul Modern Mağaza’nın 10.yıl özel koleksiyonu için yeni ürünler tasarladı.

İstanbul Modern Direktörü Levent Çalıkoğlu, 10. yıl koleksiyonunun önemini şöyle vurguladı: “Proje ve sergilerinde disiplinlerarası bir yaklaşımı merkez alan İstanbul Modern, 10. yıl için hazırlanan bu özel koleksiyonda da aynı bakış açısını devam ettirdi. Alanında özgün üretimlere imza atan Türkiye’nin tanınmış tasarımcıları ile güncel sanat sahnesinin aktif ve yaratıcı sanatçılarını bir araya getirdik. Tasarım ile görsel sanatlar dünyası arasındaki yakınlığın yeni, katılımcı ve farklı bir yüzünü temsil etmeye çalıştık. Bir müze çatısı altında bu kapsamda bir üretim ve işbirliğini teşvik etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz.”

Sınırlı sayıda üretilen ürünlerden oluşan proje kapsamında Erdem Akan, Ümit Altun, Ali Bakova, Ela Cindoruk, Meriç Kara ve Kunter Şekercioğlu mağaza koleksiyonu için müzenin 10. yılından esinlenen tasarımlar yaparken, Taner Ceylan ve Seçkin Pirim özel çalışmalar gerçekleştirdi.

İki yıldır İstanbul Modern Mağaza’nın tasarım danışmanlığı görevini de yürüten Erdem Akan, koleksiyon için İmkânsız Kare vazo serisini tasarladı. Erdem Akan, imkânsızlığın inandığımız ve çalıştığımız oranda kaybolan en büyük illüzyon olduğu görüşünden hareketle, “İstanbul Modern’in 10 yıldır bize gösterdiği bu gerçekten ilham alarak, müzenin kare logosuna gönderme yapan” vazo tasarımını gerçekleştirdi.

Erde-Akan

Ümit Altun, İstanbul Modern’in 10. yılı koleksiyonuna, gelişimi neredeyse İstanbul Modern’in yaşıyla örtüşen ve tablet bilgisayarlarda kullanılabilecek bir Stylus Pen tasarımıyla katıldı. Yaklaşık 6000 yıldır insanoğlunun çizmek ve yazmak eylemleri için kullandığı kalemler, değişen teknolojiyle birlikte son 10 yıl içinde kapasitif ekranlı tablet bilgisayarların yoğun olarak kullanıldığı günümüzde tablet kalemine dönüştü. Çocukların ve tasarımcıların sıklıkla kullandığı Stylus Pen, özel keçe kılıfında sunuluyor ve kırmızı, beyaz ve siyah olmak üzere 3 farklı renk seçeneğiyle sunuluyor.
Ali Bakova İstanbul Modern’in kare logosundan hareketle, “biraz müzede duvara asılı ince bir kare tablo gibi, biraz dijital iletişim araçlarının inceliğinde, biraz fazla cepli ve dışavurumcu, biraz naif, aşırı doğal” M:X Kare Çanta’yı tasarladı. Sadece mıknatıs ile kapanan, dört cepli, doğal işlenmiş deriden yapılan M:X Kare Çanta’nın kırmızı, yeşil ve siyah deri olmak üzere 3 renk seçeneği bulunuyor.

Ali-Bakova

Ela Cindoruk, 10. yıl koleksiyonu için tasarladığı “X” serisinde, İstanbul Modern’in sanattaki farklılıkları tüm kapsamıyla ortaya koymasından ilham alıyor. Cindoruk “X” serisini “Roma rakamı ile 10’u temsil eden ‘X’lerin farklı yazı karakterleriyle bir arada bir form, desen, bütünlük oluşturmasını amaçladım; aynı İstanbul Modern’in, modern sanatlardaki farklı bakış açılarını bir zenginlik ve bütünlük içinde sunması gibi…” sözleriyle anlatıyor.

Meriç Kara, İstanbul Modern’in 10. yılına özel olarak, lastikle kilitlenen defter fikrini sade bir yaklaşımla yeniden yorumladı: “Lastikler kapağa Roma rakamlarında 10’a eşit olan ‘X’ olarak yerleştirilip 10. yılı vurgularken aynı zamanda defterin farklı şekillerde kilitlenerek yeni grafikler oluşturmasını sağlıyor. Birbirine de kilitlenebilen defterler, kullanıcıya oyun dolu bir deneyim sunuyor.”

Kunter Şekercioğlu, 10. yıl koleksiyonu için tasarladığı Kök vazoda, İstanbul Modern’in paylaştığı ve koruduğu değerleri 8000 senelik geçmişe sahip Anadolu malzemesi seramikle gösteriyor.

Taner Ceylan tasarladığı fincanda, pek çok medeniyete sembol olmuş bir hayvan olan yılandan yola çıkıyor. Ceylan’a göre falın okunduğu telveden çıkacak olan yılan, içinde barındırdığı zıtlıklarla yaratıcılığı ve estetiği besliyor.
“Yılan, kültürlerde en saygı duyulan ve korkulan canlıdır. Gücün, sağlığın ve enerjinin sembolüdür. Yılan, sanatın en büyük özelliğini taşır: zehri ile şifa verir. Dileğim, ruhumuzu iyileştirecek kadar zehirli sanat eserleriyle İstanbul Modern’in, betimlediğim yılanın işaret ettiği gibi sonsuz bir ömre sahip olması.”

Seçkin Pirim 10. yıl koleksiyonu için tasarladığı objeler, sanat çalışmalarıyla organik bir bağ kuruyor. Sanatçı, tasarladığı kaseler ve kitap tutacağı ile heykellerini gündelik kullanım alanına aktarıyor. Heykelsi formların fonksiyona kavuşması olarak da tanımlanabilecek bu ürünler için Pirim şunları söylüyor: “Sonunda kullanıldığı masanın üzerinde durabilecek, üzerindeki kitapları ayakta tutacak ve de kitaplarla birlikte bir yapıta dönüşebilecek olan kitap tutacağı ortaya çıktı. Bunun yanı sıra gene masa üstü kullanımına açık, heykel olarak kullandığım 3 farklı formun kase haline dönüşmüş hallerini göreceksiniz. Tasarımdan çok, kullanılabilir heykeller demeyi seviyorum onlara…”

||||| 0 ! |||||

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*